Anasayfa
USİAD Bildiren Dergisi 72. Sayısı Yayımlandı
USİAD Bildiren
Salı, 08 Nisan 2014 10:11

-Seçim Sonrasında Türk Ekonomisini Neler Bekliyor?

-Seçimler Piyasayı Nasıl Etkiledi?

-Dudullu OSB’nin Üretimdeki Payı Ne Kadar?

-İthalatta Dolandırıcı Çeteler Arttı. Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir?

-Ekonomide Neler Bekliyoruz?

-Türkiye İran İlişkileri ve Bunun Ticarete Yansıması Nasıl?

 

Tüm soruların cevabı USİAD Bildiren Dergisi 72. Sayısında

DERGİYİ OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

www.usiad.org.tr

 
Bartu Soral: “Türk ekonomisi bıçak sırtında”
USİAD Bildiren
Pazartesi, 24 Mart 2014 10:56

Ekonomist-yazar Bartu Soral: “Türk ekonomisi bıçak sırtında”

Türk ekonomisinin bugünkü durumunu BM Kalkınma Programı Türkiye eski Müdürü, ekonomist-yazar Bartu Soral ile konuştuk. 2014’te Türkiye’nin düşük bir büyümeyle karşılaşacağını belirten ve büyümenin yüzde 3 civarında olmasına rağmen cari açığın hala GSMH’nın yüzde 8’i oranında olduğuna dikkat çeken Soral, bir yıl içinde ödenmesi gereken yaklaşık 240 milyar dolarlık geri ödemenin bulunduğunu, bu açılardan bakınca Türkiye’yi güzel günlerin beklemediğini söyledi.

Devamını oku...
 
Prof. Dr. Gülten Kazgan: “İmalat sanayini bitirdik, Türkiye girdi üretemiyor!”
USİAD Bildiren
Perşembe, 20 Mart 2014 15:07

Türk ekonomisinin bugünkü durumunu derneğimizin danışmanı, değerli hocamız Prof. Dr. Gülten Kazgan’la konuştuk. Üretim yapmadığımızı ve bunun en büyük sorun olduğunu belirten Kazgan, “Dış açık büyük bir kangren. Döviz fiyatı yükseldi fayda etmedi. Cari açık devam ediyor. Türkiye yeterince girdi üretemiyor. Girdiler ithal mallardan, enerji vb.den. Üretim yapılamıyor. Sürekli yineliyorum ama Türkiye girdi üretemiyor ve bu nedenle de cari işlem açığımız kapatamıyoruz” dedi.

İşte Prof. Dr. Gülten Kazgan’la yaptığımız söyleşi…

Devamını oku...
 
Tohumculuk Sektörü Bugün 1 Milyar Dolara Ulaştı
USİAD Bildiren
Perşembe, 20 Mart 2014 14:50

Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) Yönetim Kurulu Başkanı Yıldıray Gençer, tohumculuk sektörünü USİAD Bildiren’e değerlendirdi. Gençer,  1980’lerde yıllık olarak yaklaşık 100 bin ton kadar tohumluk üretebildiğimizi,  bugün ise bu rakamın 742 bin tonu bulduğunu ve halen mısır, ayçiçeği, pamuk gibi türlerde yurt içi ihtiyacımızdan fazla üretim yaptığımıza dikkat çekti.

Yıldıray Gençer ile gerçekleştirdiğimiz söyleşiyi ilginize sunuyoruz.

Devamını oku...
 
Kara Para Aklama Suçu ve Cezalandırılması
USİAD Bildiren
Pazartesi, 17 Mart 2014 14:09

Ülkemizde 17 Aralık tarihinden beri her taraftan dolarlar, avrolar fışkırmaktadır. Bu paraların kaynağının belirsizliği ve açıklanabilir olmaması nedeniyle suç geliri olduğu şüphesi oldukça kuvvetli görülmektedir.

Devamını oku...
 
USİAD Bildiren Dergisi 71. Sayısı Yayımlandı
USİAD Bildiren
Cuma, 07 Mart 2014 16:47

-Türkiye Kara Para Konusunda Nasıl Bir Sınav Veriyor?

-Türk Ekonomisi Bıçak Sırtında mı?

-Tohumculuk Sektörünün Bugün Ulaştığı Büyük Ne Kadar?

-Arazi Kiralama Nasıl Yeni Sömürgeciliğe Dönüştü?

-Yerel Seçimlere Doğru Adaylara Hangi Çiftçi Soruları Sorulmalı?

-İstanbul’un Balık Pazarları’na Yolculuğa Çıkmaya Var mısınız?

 

Tüm soruların cevabı USİAD Bildiren Dergisi 71. Sayısında

DERGİYİ OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

www.usiad.org.tr

 
Ekonomide Çanlar Kimin İçin Çalıyor?
USİAD Bildiren

Türk ekonomisinden, iyimser işaretler gelmiyor. Bunun hem dönemsel hem yapısal nedenleri, hem iç dinamiklerle hem de dış dinamiklerle ilgili yönleri boyutları var. Ayrıca, 1995’te imzalayıp, 1996 başında girdiğimiz Gümrük Birliği’nin (GB) tek taraflı ilişkiye dönüştüğünü, ortak karar alma ve uyuşmazlıkların çözümü mekanizmalarının devre dışı kaldığını söyleyenlerin sayısı da artıyor.

Devamını oku...
 
Yeni Nesil Yatırımcının Gözdesi: Forex
USİAD Bildiren
Perşembe, 20 Şubat 2014 10:57

Son bir kaç yıldır çiftçisinden banka müdürüne kadar her ölçekteki tasarruf sahibini uzman yatırımcı yapan forex piyasasını sıkça duymaya başladık. Eskiden ana haber bültenlerinin sonunda yayınlanan döviz kurları sadece iş adamlarının ya da yastık altı yatırım yapan vatandaşın ilgisini çekerken şimdi her kesimin takip ettiği bir bölüm haline geldi.

Devamını oku...
 
HAYVANCILIKTA NEDEN İTHALATÇI OLDUK?
Mustafa KAYMAKÇI
Pazar, 22 Eylül 2019 00:00

Önce Ziraat Mühendisler Odası’ın yayınladığı “Hayvancılık Raporu”ndan bir alıntı yapalım. Rapora göre hayvan ithalatının 1980’li yılların ortasına kadar önemsenmeyecek düzeyde iken 1985-1995 ile 2010 yılından sonraki dönemde ciddi derecede artış gösterdiği belirtilmekte. 2019 yılının ilk altı ayı dâhil olmak üzere son dört buçuk yılda yaklaşık 4 milyar dolar karşılığında 3.35 milyon sığır ve 110 milyon dolar karşılığında 765 bin koyun ithal edilmiş.

Türkiye hayvansal üretimde neden kendine yetmez ve ithalatçı ülke durumuna düştü?

Bunun cevabını neden-sonuç ilişkileri bağlamında aramadan sağlıklı sonuç ve önlemler üretemeyiz.

İthalatı Yaratan Nedenlerden Biri, Tarımsal Kitlerin Özelleştirilmesi mi?

Türkiye’de 1980 yıllardan itibaren devletin küçültülmesi uygulamalarının bir aracı olarak özelleştirme, devreye sokuldu. Bununla, devletin piyasa malları üretimi, piyasayı düzenlemede kural koyucu işlevi ve sosyal devletle ilgili kamu hizmetleri gibi başlıca üç müdahale alanından çekilmesi istendi.

Böylelikle, tekelci sermayeye yeni kar alanları açıldı. Devlet, sosyal niteliğinden uzaklaştırılarak, devlet-yurttaş ilişkisi yerine tüketici ilişkisi oluştu ve yurttaşın devletle bağı, en alt düzeye indirildi.

Kamu kitlerinin özelleştirilmesi kapsamında Tarımsal Kitlerin de çoğu özelleştirmeye alındı.

Tarımsal Kitler Ne İşe Yaramışlardı?

•          Tarımda verimliliği yükselterek önemli düzeyde üretim artışına neden olmuşlardı.

•          Kırsal kesimin alt yapısını ve hizmetlerini sağlamışlar, göreli zenginleştirilmesine katkıda bulunmuşlardı.

•          Kırsal kesimin eğitim düzeyini yükseltmişlerdi.

•          Köylüyü ağaların ve yabancı güçlerin denetiminden belirli düzeylerde kurtarmaya çalışmışlardı.

•          Köylü ile devlet arasında bağı güçlendirerek, ulusal bütünlüğün pekiştirilmesinde rol oynamışlardı.

Tarımsal KİT’ler ile kendine yeter duruma gelen Türkiye’nin, besin güvencesi açısından da çökertilmesi gerekiyordu. Tarımsal KİT’lerin özelleştirilmesi de bu bağlamda gündeme geldi.

Özelleştirme için KİT’ler karadelik ilan edildi ve bunların sanayi kitlerinde olduğu gibi, zararlı duruma gelmesi için ne gerekiyorsa yapıldı.

Özelleştirilmesi ile ortaya çıkan olumsuzlukları, hayvancılıkta öne çıkan dört Tarımsal KİT’ten örnek vererek açıklayalım.

SEK Özelleştirilince Ne Oldu?

Süt Endüstrisi Kurumu (SEK)’nun özelleştirilmesi ile üreticiden çok ucuza alınan süt, tüketicilere de yüksek fiyatta satılmaya başlandı. Üretici süt fiyatları, kimileri artık yabancı sanayicilerin denetimine girdi. Yem ve diğer girdiler arttığı halde üretici süt fiyatları artmadı, aksine göreli olarak düştü.

YEMSAN Özelleştirildi ve Çiftçi Özel Yem Fabrikalarının İnsafına Bırakıldı

Yem Sanayi A.Ş. (YEMSAN)’nin de özelleştirilmesiyle Türkiye Hayvancılığı onarılmaz yaralar aldı. Ürün fiyatlarında istikrar olmayışı ve hızlı düşüşler olması nedeniyle hayvan yetiştiricileri hızla fakirleşti. Hayvanlarını elden çıkardı ve kasaba gönderdi. Hayvan sayılarında önemli azalmalar oldu. İçinde yaşamakta olduğumuz süreçte, Türkiye kırmızı ette kendine yeterli olmaktan çıktı, canlı hayvan ve  et ithali sürekli duruma geldi.

EBK ESK’ye dönüştürüldü ve İşlevsiz Duruma Getirildi

Et Balık Kurumu (EBK), Et ve Süt Kurumu (ESK) dönüştürüldü. Ancak elindeki kurumları büyük ölçüde sattığı gibi günümüzde piyasaya müdahalesi neredeyse yok duruma geldi.

TİGEM’lerin Devreden Çıkarılması ile Türk Çiftçisi, Damızlık Hayvan ve Sertifikalı Tohumlukta Dışa ve Tekelci Sermayeye Bağımlı Duruma Geldi.

Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM)’nün özelleştirilmesi sürecine sokulması ile birçok Tarım İşletmesi (Tİ) 30 yıllığına kiraya da verilerek elden çıkarıldı. Elden çıkarılması için Tİ’lerin zarar etmesi için her türlü iş yapıldı. Örneğin alt yapı hizmetleri ihmal edildi, ekonomik ömürlerini tamamlayan iş makinaları yenilenmedi ve de çalışan mühendis ve yöneticilerin iş görme ve üretme istek ve coşkuları geriletildi. İlk aşamada Acıpayam, Çiçekdağı, Gelemen, İnanlı, Gökçeada, Ardahan, Hafik, Boztepe ve Kazova Tİ’leri özel sektöre kiralandılar ya da kapatıldılar. Günümüzde de bu süreç  devam ediyor.

Kısaca, Tarımsal Kitlerin temel işlevi, tarım ürünlerinin fiyat oluşumunda düzenleyici olmalarıydı. Bu işlevleri nedeniyle üreticiler, yerli ve yabancı büyük sermaye gruplarının ve teşkilatlanmamış kredi piyasasının egemenliğinden belli ölçülerde kendilerini kurtarabiliyorlardı. Bu kurumların özelleştirilmesi, kimilerinin de kapatılmasıyla üreticiler bütünüyle sermaye gruplarının insafına bırakılmışlardır. (*)

Sonuçta, 2002-2018 yılları arasında aile işgücü temelli küçük ve orta ölçekli tarım işletmesine sahip köylülerin bir kesimi, 3,4 milyon hektar alanı ekip biçmekten vazgeçti. Hayvansal üretimde de   artan nüfusa göre kırmızı et başta olmak üzere hayvansal üretim artmadı. Türkiye, açık ve devamlı bir şekilde canlı hayvan ve kırmızı et ithalatçısı oldu.

----------------------------------------------------------------------------

(*) Kimileri, “Hayvancılıkta Neden İthalatçı Olduk?” konusunu özelleştirmenin bir sonucu olarak da değerlendirmemi yadırgayabilir, ya da karşı çıkabilir. İçinde yaşamakta olduğumuz süreci, neden-sonuç ilişkileri bağlamında irdelemek zorunluğu vardır. Gerisi, eskilerin deyimiyle “laf-ı güzaf”tır.

Prof. Dr. Mustafa Kaymakçı

 
İŞ ADAMLARINA TAVSİYELER
Mustafa PAMUKOĞLU
Cumartesi, 17 Ağustos 2019 00:00

İŞ ADAMLARINA TAVSİYELER

Mustafa PAMUKOĞLU

1-) Hemen tüm masraflarınızı gözden geçirip maliyetleri düşürün.
VEHBİ KOÇ anlayışı ile hareket edin.
Boş yanan elektriği söndürün.

2-) Kendinize bir maliyet düşürme oranı tespit edip -örneğin yüzde 10- maliyetlerinizi kısın.

3-) Üretim ve ticari faaliyetinizde verimlilik hesabı yapın.

4-) Portföy analizi yaparak katkı vermeyen KÂR MERKEZLERİNİ kapatın.

5-) Kısa vadeli banka kredilerini bankalarla ilişkileriniz iyi iken orta ve uzun vadeli hale getirin.

6-) Ticari borçlarınızı konsolide edin.

7-) Zarar yaratmamak şartıyla satışlarınızı artırın veya satışlarınızı koruyun.

8-) Tahsilat servisinizi çok etkin çalıştırın.
Alacaklarınızı çok sıkı takip edin.

9-) Banka kredi limitlerinden boş bırakın. Tamamını kullanmayın.

10-) Mesai saatlerini 7:30-16:30 arasına alın ve trafikte geçen zaman ve diğer kayıpları aşağıya çekin.

11-) Çok sayıda ki servis aracını azaltın. Çalışanlarınız toplu ulaşım araçlarını kullansın.

12-) Danışmanlar sayısını azaltın.
Birçok firmada her konuda bir danışman var. Bu danışmanların hemen işine son verin. Kafanızı rahatlatın.

13-) Teşvikleri hergün takip edin.

14-) Çok sayıda banka ile çalışıyorsanız; bu sayıyı azaltın. Sadeleşin.

15-) Çok yüksek ücretlilerde prim sistemime geçin.

16-) Temsil ve ağırlama giderlerini düşürün.

17-) Banka kredisi ile yeni yatırıma girmeyin.

18-) Kamu borçlarınızı ödeyin. E-haciz baskısına girmeyin.

19-) Ne yapın ne edin, şirketinizin gücüne göre kenara bir nakit para koyun ve bunu unutun.

20-) Dövizli kiraladığınız yerler varsa; ya Türk Lirası’na dönün ya da buraları bırakın.

21-) Hergün bütçenizi ve nakit akışlarınızı kontrol edin. Her an hesap kitap yapın.

22-) Kurumsallaşma merakınızı biraz törpüleyin. Dümene siz geçin.
Müdürlerinizi daha sıkı kontrol edin.

Mustafa Pamukoğlu

 
Diğer Makaleler...
<< Başlangıç < Önceki 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 Sonraki > Son >>

Sayfa 199 / 240

USİAD Bildiren Dergisi

Reklam

Raporlar

Reklam

Kitaplar

Reklam