Anasayfa
Prof. Dr. Gülten Kazgan: “İmalat sanayini bitirdik, Türkiye girdi üretemiyor!”
USİAD Bildiren
Perşembe, 20 Mart 2014 15:07

Türk ekonomisinin bugünkü durumunu derneğimizin danışmanı, değerli hocamız Prof. Dr. Gülten Kazgan’la konuştuk. Üretim yapmadığımızı ve bunun en büyük sorun olduğunu belirten Kazgan, “Dış açık büyük bir kangren. Döviz fiyatı yükseldi fayda etmedi. Cari açık devam ediyor. Türkiye yeterince girdi üretemiyor. Girdiler ithal mallardan, enerji vb.den. Üretim yapılamıyor. Sürekli yineliyorum ama Türkiye girdi üretemiyor ve bu nedenle de cari işlem açığımız kapatamıyoruz” dedi.

İşte Prof. Dr. Gülten Kazgan’la yaptığımız söyleşi…

Devamını oku...
 
Tohumculuk Sektörü Bugün 1 Milyar Dolara Ulaştı
USİAD Bildiren
Perşembe, 20 Mart 2014 14:50

Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) Yönetim Kurulu Başkanı Yıldıray Gençer, tohumculuk sektörünü USİAD Bildiren’e değerlendirdi. Gençer,  1980’lerde yıllık olarak yaklaşık 100 bin ton kadar tohumluk üretebildiğimizi,  bugün ise bu rakamın 742 bin tonu bulduğunu ve halen mısır, ayçiçeği, pamuk gibi türlerde yurt içi ihtiyacımızdan fazla üretim yaptığımıza dikkat çekti.

Yıldıray Gençer ile gerçekleştirdiğimiz söyleşiyi ilginize sunuyoruz.

Devamını oku...
 
Kara Para Aklama Suçu ve Cezalandırılması
USİAD Bildiren
Pazartesi, 17 Mart 2014 14:09

Ülkemizde 17 Aralık tarihinden beri her taraftan dolarlar, avrolar fışkırmaktadır. Bu paraların kaynağının belirsizliği ve açıklanabilir olmaması nedeniyle suç geliri olduğu şüphesi oldukça kuvvetli görülmektedir.

Devamını oku...
 
USİAD Bildiren Dergisi 71. Sayısı Yayımlandı
USİAD Bildiren
Cuma, 07 Mart 2014 16:47

-Türkiye Kara Para Konusunda Nasıl Bir Sınav Veriyor?

-Türk Ekonomisi Bıçak Sırtında mı?

-Tohumculuk Sektörünün Bugün Ulaştığı Büyük Ne Kadar?

-Arazi Kiralama Nasıl Yeni Sömürgeciliğe Dönüştü?

-Yerel Seçimlere Doğru Adaylara Hangi Çiftçi Soruları Sorulmalı?

-İstanbul’un Balık Pazarları’na Yolculuğa Çıkmaya Var mısınız?

 

Tüm soruların cevabı USİAD Bildiren Dergisi 71. Sayısında

DERGİYİ OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

www.usiad.org.tr

 
Ekonomide Çanlar Kimin İçin Çalıyor?
USİAD Bildiren

Türk ekonomisinden, iyimser işaretler gelmiyor. Bunun hem dönemsel hem yapısal nedenleri, hem iç dinamiklerle hem de dış dinamiklerle ilgili yönleri boyutları var. Ayrıca, 1995’te imzalayıp, 1996 başında girdiğimiz Gümrük Birliği’nin (GB) tek taraflı ilişkiye dönüştüğünü, ortak karar alma ve uyuşmazlıkların çözümü mekanizmalarının devre dışı kaldığını söyleyenlerin sayısı da artıyor.

Devamını oku...
 
Yeni Nesil Yatırımcının Gözdesi: Forex
USİAD Bildiren
Perşembe, 20 Şubat 2014 10:57

Son bir kaç yıldır çiftçisinden banka müdürüne kadar her ölçekteki tasarruf sahibini uzman yatırımcı yapan forex piyasasını sıkça duymaya başladık. Eskiden ana haber bültenlerinin sonunda yayınlanan döviz kurları sadece iş adamlarının ya da yastık altı yatırım yapan vatandaşın ilgisini çekerken şimdi her kesimin takip ettiği bir bölüm haline geldi.

Devamını oku...
 
TARIMSAL DESTEKLEMELER NEDEN İŞE YARAMADI?
Mustafa KAYMAKÇI
Çarşamba, 19 Şubat 2014 10:29

TARIMSAL DESTEKLEMELER NEDEN İŞE YARAMADI?

Prof. Dr. Mustafa Kaymakçı

Tarım sektörü, yapısal özellikleri gereği hemen her ülkede devletçe değişik araçlarla desteklenir. Örneğin Avrupa Birliği’nde bunun adı “Ortak Piyasa Düzeni”dir.
Temel nedenlerinden birisi, tarımda yaratılan katma değerin diğer sektörler olan sanayi ve hizmet sektörlerine göre daha düşük olmasıdır. Buna bağlı desteklemeler, kırsalda yaşamakta olan nüfusun yerinde tutulması kadar insanların dengeli ve sağlıklı beslenmesi açısından da zorunludur.

Türkiye’deki Tarımsal Destekler Çiftçi ve Tüketiciye Yaradı mı?

Türkiye'de tarımsal destekleme var mı? Elbette var, ancak sorulması gereken soru şu; tarım nasıl desteklenmiş? Tarımsal desteklemeler yeterli olmuş mu? Tarımsal destekler çiftçinin refahı ve üretimde verimliliği artırmış mı?

Ortaya çıkan sonuç şu:

  • Tarımsal üretim gerilemiş. Zorunlu beslenme kalemlerinden biri olan kırmızı ette deyim yerindeyse havlu atmışız. Susamdan fasulyeye değin her şeyi ithal ediyoruz. Bir ara saman bile ithal etmedik mi?
  • Tüketici fiyatları da tavan yapmış. Buna karşılık tüketicilerin gıdaya ödedikleri paranın çok azı çiftçinin cebine girmiş.
  • Destekler kırsalı yerinde tutmaya da yetmemiş. Her yıl yapılan desteğe karşın son 10 yıl içinde 3 milyona yakın çiftçi tarımı terk etmiş, köylerde genç nüfus kalmamış. Son açıklamalara göre 24 milyon hektar tarım arazisinin 19 milyon hektarı işlenmiş, neredeyse 5 milyon hektarı işlenmemiş.15 yılda hayvancılık desteklemelerinde 25 katlık artış söz konusu olmasına karşılık hayvan sayısı 1 kat bile artmamış.


Tarımsal Desteklemeler Neden İşe Yaramadı?

Desteklerden, kırsalda sosyal refahı artıracak ve kır-kent farklılığını azaltacak çözümler çıkmamış. Bunun başlıca iki nedene dayandığını söylemek olası:

  • Desteklemelerde yapılan en önemli hata(hata denebilir mi?)Türkiye’deki işletmelerin yapısal özelliklerinin dikkate alınmamasından kaynaklanmıştır. İşletmelerin büyük çoğunluğunu meydana getiren küçük ve orta ölçekli işletmeler yerine, destekleme ve diğer kaynaklar büyük işletmelerin oluşturulması doğrultusunda kullanılmıştır.
  • Küçük çiftçilere yapılan desteklemeler prim düzeyinde kalmış, devlet prim verdikçe sanayici de alım fiyatlarını düşürmüştür. Bu bağlamda çiftçilerin örgütlenmesi ihmal edilmiş, kendi kurdukları ya da kuracakları kooperatifler ile sanayici olmaları ihmal( ya da bilerek mi?) edilmiştir.

Oysa Avrupa Birliği ülkelerinde üretici,% 60-100 arasında değişen oranlarda kooperatifler aracılığıyla sanayi tesislerini kurmuş durumda. Türkiye’de bu oran iyimser bir rakamla % 3-4’ü bulmuyor. Üstelik tarımsal ürünlerin pazarlamasında da kooperatiflerin egemenliği söz konusu.


Sonuç olarak Türkiye’deki desteklemeler yoluyla söz konusu olan kaynak transferinin kimlere nasıl, ne şekilde yapılmakta olduğunun sorgulanması gerekiyor.

Kimileri tarımın ve tüketicilerin durumundan sızlanıyor. Ancak, yukarıda dile getirilen gerçekler dikkate alınmadığı takdirde, çiftçinin ve tüketicinin sorunlarına çare bulmaya kalkışırken sızlanmanın bir anlamı yoktur. Buna kimileri de “Timsahın gözyaşları” diyor. “Timsahın gözyaşları “deyimini, bir kişinin ya da grubun içten olmadığını düşündüğümüz söylemi ya da davranışını ifade etmek için kullanıyoruz. Bu deyimin bilimsel açıklaması ise şu; timsahın avını yemesi sırasında sinir ipliklerinin rejenerasyonu boşta kalır ve fasiyal paraliz gelişirmiş, böylece tükürük bezine giden sinirler gözyaşı bezine gider ve timsahın gözlerinden akan salya, gözyaşı gibi görünürmüş.

“Desteklemeler, büyük çoğunluğun refahını artıracak politikalar doğrultusunda yapılmalıdır.” derim.


Prof.Dr.Mustafa kaymakçı

USİAD Bildiren Dergisi  95. Sayında yayınlanan makale

Derginin 95. sayısını okumak için tıklayınız

www.usiad.org.tr

 
İŞ ADAMLARINA TAVSİYELER
Mustafa PAMUKOĞLU
Pazartesi, 17 Şubat 2014 08:42

 

İŞ ADAMLARINA TAVSİYELER

Mustafa PAMUKOĞLU

1-) Hemen tüm masraflarınızı gözden geçirip maliyetleri düşürün.
VEHBİ KOÇ anlayışı ile hareket edin.
Boş yanan elektriği söndürün.

2-) Kendinize bir maliyet düşürme oranı tespit edip -örneğin yüzde 10- maliyetlerinizi kısın.

3-) Üretim ve ticari faaliyetinizde verimlilik hesabı yapın.

4-) Portföy analizi yaparak katkı vermeyen KÂR MERKEZLERİNİ kapatın.

5-) Kısa vadeli banka kredilerini bankalarla ilişkileriniz iyi iken orta ve uzun vadeli hale getirin.

6-) Ticari borçlarınızı konsolide edin.

7-) Zarar yaratmamak şartıyla satışlarınızı artırın veya satışlarınızı koruyun.

8-) Tahsilat servisinizi çok etkin çalıştırın.
Alacaklarınızı çok sıkı takip edin.

9-) Banka kredi limitlerinden boş bırakın. Tamamını kullanmayın.

10-) Mesai saatlerini 7:30-16:30 arasına alın ve trafikte geçen zaman ve diğer kayıpları aşağıya çekin.

11-) Çok sayıda ki servis aracını azaltın. Çalışanlarınız toplu ulaşım araçlarını kullansın.

12-) Danışmanlar sayısını azaltın.
Birçok firmada her konuda bir danışman var. Bu danışmanların hemen işine son verin. Kafanızı rahatlatın.

13-) Teşvikleri hergün takip edin.

14-) Çok sayıda banka ile çalışıyorsanız; bu sayıyı azaltın. Sadeleşin.

15-) Çok yüksek ücretlilerde prim sistemime geçin.

16-) Temsil ve ağırlama giderlerini düşürün.

17-) Banka kredisi ile yeni yatırıma girmeyin.

18-) Kamu borçlarınızı ödeyin. E-haciz baskısına girmeyin.

19-) Ne yapın ne edin, şirketinizin gücüne göre kenara bir nakit para koyun ve bunu unutun.

20-) Dövizli kiraladığınız yerler varsa; ya Türk Lirası’na dönün ya da buraları bırakın.

21-) Hergün bütçenizi ve nakit akışlarınızı kontrol edin. Her an hesap kitap yapın.

22-) Kurumsallaşma merakınızı biraz törpüleyin. Dümene siz geçin.
Müdürlerinizi daha sıkı kontrol edin.

 

Mustafa Pamukoğlu

USİAD Bildiren Dergisi 95. Sayında yayınlanan makale

Derginin 95. sayısını okumak için tıklayınız

www.usiad.org.tr

 
USİAD Bildiren Dergisi 70. Sayısı Yayımlandı
USİAD Bildiren
Pazartesi, 10 Şubat 2014 09:07

-17 Aralık ve Sonrası Türk Ekonomisi Ne Durumda?

-Yolsuzluklar Türkiye’yi Çöküşe mi Götürüyor?

-Ekonomi Nereye Gidiyor? Bir Bilen Var mı?

-Yolsuzluk ve Rüşvetin Kökeni Özelleştirmeler mi?

-Ekonomide Çanlar Kimin İçin Çalıyor?

-Yeni Nesil Yatırımcıların Gözdesi Forex! Peki, Nelere dikkat edilmeli?

 

Tüm soruların cevabı USİAD Bildiren Dergisi 70. Sayısında

DERGİYİ OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

www.usiad.org.tr

 
“Sorunlar Aşılırsa Avrupa’nın En Büyüğü Oluruz”
USİAD Bildiren
Perşembe, 23 Ocak 2014 08:54

MEYED Genel Sekreteri Ebru Akdağ: “Sorunlar Aşılırsa Avrupa’nın En Büyüğü Oluruz”

Meyve Suyu Endüstrisi Derneği (MEYED) Genel Sekreteri Ebru Akdağ, meyve suyu sektörünü USİAD Bildiren’e değerlendirdi.

Başta hammadde teminindeki yapısal sorunlar olmak üzere, sektör önündeki engellerin ortadan kalkması durumunda Türk meyve suyu sektörünün Avrupa’nın en önemli meyve suyu tedarikçisi olmak gibi önemli bir fırsatla yaratacağına değinen Akdağ şöyle devam etti:

Devamını oku...
 
Diğer Makaleler...
<< Başlangıç < Önceki 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 Sonraki > Son >>

Sayfa 118 / 159

USİAD Bildiren Dergisi

Reklam

Raporlar

Reklam

Kitaplar

Reklam